GitHub Student Developer Pack Nedir? Ücretsiz Hosting ve Yazılımlar

GitHub, “.edu” uzantılı öğrenci e-posta adresine sahip öğrenciler için süper bir hizmet sunuyor. GitHub Geliştirici Öğrenci Paketi dedikleri bu paket ile birçok bulut/hosting servisinden (Azure, AWS, Digital Ocean), birçok yazılıma (JetBrains Ürünleri), bir çok SaaS’a (software as a service, örnek: Stripe) yönelik indirimler, ücretsiz krediler ve kampanyalar sunuyor.

Yazılımla ilgilenen ve bu noktada kendini geliştirmek isteyen öğrenciler için harika bir fırsat. Ben de Digital Ocean için verdikleri 50 dolarlık krediyi kullanıp, 10 ay boyunca Digital Ocean’daki droplet’imi para vermeden kullanabilmiştim. Bu noktada bilmeyenler olabilir diye bu harika öğrenci paketinden bahsetmek istedim.

GitHub’un öğrencilere sunduğu bu harika çözümlerle, kısa sürede bir MVP geliştirebilir ve potansiyel kullanıcılarınızın deneyimine sunabilirsiniz. MVP’i nedir, nasıl olmalıdır öğrenmek isterseniz konuya ilişkin yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

GitHub Student Developer Pack’den Kimler Yararlanabilir?

GitHub’ın sunduğu birçok ücretsiz hosting ve cloud çözümünü içeren bu paketten bütün “.edu” uzantılı e-posta adresine sahip öğrenciler yararlanabilir. Edu uzantılı e-posta adresinizi girip, öğrenci olduğunuza dair bir döküman veya okul kartınızı yüklemeniz gerekiyor. Başvuru süreci hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.

GitHub Student Developer Pack Nedir?

GitHub’ın öğrenciler için birçok ücretsiz yazılım ve SaaS çözümünü sunduğu, ücretsiz çözümler yanı sıra birçok platform için indirim verip bunları topladığı bir paket olarak tanımlayabiliriz. Ayrıca bu pakete sürekli yeni servislerin eklendiğini de belirtmekte fayda var, bu neden ara ara girip kullanmak istediğiniz bir servis eklenmiş mi diye kontrol edebilirsiniz.

Hangi Hosting ve Cloud Servislerinden Ücretsiz Olarak Yararlanabiliriz?

Digital Ocean

GitHub’un bu öğrenci paketiyle beraber Digital Ocean için 50 dolar kredi sunuluyor. Bunun sadece yeni üyelere olduğunu belirtmekte fayda var fakat bu 50 dolarlık krediden yararlanmak adına (bu yazıyı yazarken dolar kuru 6.85 TL idi) yeni bir hesap açılabilir.

Tanımlanacak olan 50 dolarlık kredi ile 10 ay boyunca 1 GB RAM, 25 GB SSD alanı ve 1000 GB transfer limitine sahip bir sanal sunucuya ücretsiz sahip olabilirsiniz. Yeni başlayacak kişiler için çok iyi bir fırsat olduğunu söyleyebilirim. Çok yoğun işler yapmayacaksınız bu sunucu da sizi rahat rahat götürebilir.

Digital Ocean’da sunulan sanal sunucu paketleri. 50 dolarlık kredi ile 5 dolarlık sunucu planından 10 ay boyunca ücretsiz olarak yararlanmak mümkün.

Microsoft Azure

Bu paket ile Microsoft Azure’ın 25’ten fazla servisine erişim sağlayabiliyorsunuz ve ayrıca 100 dolar krediyi de size sunuyor. Güzel bir yanı da kredi kartı girmenizi istememesi. Birçok Azure servisi deneyip, kendizi bu alanda da geliştirebilirsiniz.

Amazon Web Services

Bu paket ile AWS’nin 100 dolar değerindeki “AWS Educate Starter Account”a sahip olabiliyorsunuz. AWS’nin popülerliği de göz önünde bulundurulursa, çözümleri üzerine bilgi sahibi olmak ve kendinizi bu platform üzerinde geliştirmek çok fayda sağlayabilir.

Diğer Platformlar

Bunlar dışında name.com, namecheap, Heroku gibi birçok platform da yer alıyor.

Ne Tür Yazılımlar ve SaaS Çözümleri Var? Hangileri Ücretsiz?

Birçok çözüm var fakat ben göze çarpanlardan bazıları hakkında kısa bir şeyler yazmaya çalışacağım. Bu kadar servisin olduğu bir yerde unuttuklarımız olabiliyor. Birçok kişi de ücretsiz Digital Ocean ve Azure kredisi için gelip diğer servisleri unutabiliyor.

JetBrains Çözümleri: IntelliJ IDEA, PyCharm ve daha fazlası. Popüler bir IDE üreticisi olan JetBrains’in yazılımlarına öğrenci olduğunuz süre boyunca ücretsiz bir yıllık lisans alabiliyorsunuz.

Bootstrap kütüphanesi kullanarak drag & drop mantığı ile arayüzler geliştirmenizi sağlayan Bootstrap Studio aracının bir yıllık lisansı ücretsiz sunuluyor. Kısa sürede bir arayüz geliştirmek isteyenler ve odak noktalarını daha çok back-end’e vermek isteyenler için iyi bir fırsat.

Bir görsel düzenleme ve tasarım aracı olan Canva‘nın pro paketi 12 ay boyunca ücretsiz olarak sunuluyor. Ürününüzü sosyal medya üzerinde tanıtırken bu gibi bir araca ihtiyaç duyabilirsiniz. Hızlıca tanıtım görselleri oluşturabilirsiniz.

Bir e-posta gönderme aracı olan SendMail üzerinden öğrenci olduğunuz süre boyunca ayda 15.000 ücretsiz mail gönderimi yapabilirsiniz.

Popüler bir anket platformu olan TypeForm‘un pro planına bir yıl boyunca ücretsiz bir şekilde sahip olabilirsiniz. Bu uygulama lisansüstü öğrencilerin de işine yarayabilir.

Özellikle yurtdışında çok popüler bir ödeme aracı olan Stripe ilk 1000 dolarlık işleminizde komisyon almıyor. Yurtdışına iş yapmak isteyenler için güzel bir fırsat.

Oldukça popüler bir hata takip ve raporlama yazılımı olan Sentry aylık 500.000 event ile beraber sınırsız proje ve sınırsız üye seçeneği sunuyor.

Eğitim: DataCamp

Bu paket ile beraber DataCamp‘den 3 aylık üyeliğini de ücretsiz alabiliyorsunuz. Data Science‘a ve Python‘a ilgi duyanlar için çok iyi bir fırsat. Data Science alanına ilgi duyan kişilere ilk tavsiye edilecek platformlardan biri olan DataCamp’ten 3 ay boyunca ücretsiz olarak yararlanmak size çok şey katabilir.

DataCamp dışında da Educative, Frontend Masters gibi yerlerden de 6 ay boyunca ücretsiz olarak yararlanmanız mümkün.

Kısaca Göz Atmalısınız

GitHub Student Developer Pack hem size yazılım geliştirmek için uygun araçları ve eğitim içeriklerini sunarken, yazılımınızı barındırabileceğiniz platformları ve tanıtım için kullanabileceğiniz bazı araçları da ücretsiz sunuyor. Çok güzel bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle göz atın derin, ilginizi çekecek bir şey bulma olasılığınız çok yüksek.

GitHub Student Developer Pack sayfasına ulaşmak için tıklayın.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu paket içerisinde sizin ilginizi çeken platformlar ve fırsatları da yorumlarda belirtirseniz çok sevinirim.

Stanford’ın Ücretsiz Girişimcilik Dersi: Bir Startup Nasıl Kurulur?

Y Combinator başkanı Sam Altman‘ın Stanford Üniversitesi‘nde verdiği How to Start a Startup dersi ücretsiz ve Türkçe altyazılı olarak Sam Altman’ın web sitesinden ve Youtube’dan izlenebiliyor.

Derste bir girişimin kurulum aşamasından, büyüme, pazarlama, ürün yönetimi, kültür ve müşteri görüşmelerine dek birçok konuya girişimcilik dünyasının önemli isimlerinin katılımıyla değiniliyor. Derslerde Sam Altman’ın yanı sıra, Facebook’un ilk yatırımcılarından biri olan Paypal’un kurucusu ve Sıfırdan Bire (Zero to One) kitabının yazarı Peter Thiel, Linkedin’in kurucusu Reid Hoffman, Facebook’un ve Asana’nın kurucularından olan Dustin Moskovitz ve Y Combinator’ın kurucularından Paul Graham gibi isimler yer alıyor. Girişimciliği gerçek girişimciler anlatıyor.

How to Start a Startup 1. Ders
"Öğrenciyken; yeni fikirler üzerine düşünüp, potansiyel co-founder'lar ile tanışın."
How to Start a Startup 1. Ders
“Öğrenciyken; yeni fikirler üzerine düşünüp, potansiyel co-founder’lar ile tanışın.”

2014‘te Stanford Üniversitesi‘nde verilen ders ortalama 45 dakika süren 20 videodan oluşuyor. How to Start a Startup dersi uzun süredir ücretsiz ve Türkçe olarak Youtube ve Sam Altman’ın web sitesi üzerinden erişime açık durumda.

İlk dersin metnine ulaşmak için: http://startupclass.samaltman.com/courses/lec01/

Girişimcilikle ilgilenenlerin, bir girişim kurmak isteyenlerin ve startup dünyasını merak edenlerin kaçırmaması gereken bir ders. Stanford öğrencilerine yönelik bu ders ile bir girişimin kurulum sürecinde değerlendirilmesi gereken birçok konu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Dersin ücretsiz ve Türkçe altyazılı ile ulaşılabilir olması büyük bir şans, böylelikle İngilizce’yi bahane etme şansı da bırakmıyor fakat İngilizce girişimcilikle uğraşacaklar için (neredeyse her konuda olduğu gibi) bir zorunluluk.

Startup Hızlandırma Programı Y Combinator Nedir?

Sam Altman’ın Başkanı olduğu Y Combinator ise ABD merkezli bir girişim hızlandırma programı, Y Combinator’ın bünyesinden çıkan girişimler arasında AirBnb, Dropbox, Stripe, Twitch, Quora, Zapier gibi başarılı girişimler var.

Stanford’ın bu dersi haricinde; Y Combinator’ın Startup School adlı bir girişimcilik eğitim programı da bulunuyor, ders içeriklerine web sitesi üzerinden ücretsiz olarak erişilebiliyor.

Ders içeriklerini görüntülemek isterseniz: Sam Altman’ın web sitesine veya dersin Youtube kanalına bakabilirsiniz.

Ek olarak bu derslere baktıktan sonra ürününüzün prototipini yapmak isterseniz Minumum Viable Product içerikli yazılarıma bakabilirsiniz.

MVP – Minimum Viable Product Örnekleri ve Türleri

“MVP Nedir?” adlı yazımda basitçe Minimum Viable Product’ın ne anlama geldiğini, nasıl olması gerektiğini açıklamaya çalıştım. Bu yazıda ses getiren MVP türlerinden ve MVP örneklerinden bahsedeceğim. MVP aşamasına gelen projeler için faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Fikriniz hakkında en kısa sürede geribildirim almak ve doğru hamleler atmak adına bu MVP yöntemlerinden size uygun olanı deneyebilirsiniz.

“Eğer ürününüz ilk halinden utanmıyorsanız, çok geç yayınlamışsınızdır.” – Reid Hoffman (Linkedin)

1 – Wizard of Oz: Zappos.com Örneği

Zappos.com, Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) MVP’si

Şu an en büyük çevrimiçi ayakkabı satış platformu olan Zappos, MVP aşamasını tamamen manuel bir şekilde yaptı.

Büyük bir e-ticaret altyapısı kullanmak yerine, sadece ayakkabı fotoğraflarının yer aldığı basit ama gerçekçi duran bir site yaptılar. Bu web sitesine de, çevrelerindeki mağazaları dolaşıp, mağaza sahiplerinden izin isteyerek, ayakkabıların fotoğraflarını çekip eklediler.

Web sitesine koydukları bu ayakkabı fotoğrafları sayesinde sipariş geldiğinde, ayakkabıları mağazalardan satın alıp, kendileri kargoya yolluyordu.

Oldukça basit bir şekilde işleyen bu süreçte, kullanıcının arkaplanda ne çalıştığından haberi yoktu; kullanıcının gördüğü kısımda son derece profesyonel gözüken bir kısım vardı. Halbuki arkaplanda bir Oz Büyücüsü işleri yönetmekteydi.

Boşa büyük bir e-ticaret yatırımı yapmaktansa, bu basit hamleyle, piyasada online bir ayakkabı satıcısına ihtiyaç olup olmadığını anladılar. Fikirlerini, minimum maliyetle test ettiler.

2 – Açıklayıcı Video: Dropbox Örneği

Açıklayıcı video, ürününüzün ne olduğu ve neden kullanıcılarının onu alması gerektiğini anlatan kısa bir videodur. Dropbox, açıklayıcı videoyu çok başarılı bir şekilde kullanmıştır.

Geliştirildiği dönemde anlatılması zor bir şey olan Dropbox’ı insanlara anlatmak için, çocuğa anlatır gibi bir video çektiler. Çektikleri video Hacker News‘de yayınlandı.

Video, kullanıcı deneyimini aktaracak kadar iyiydi. İnsanlar ürünü kullanmışçasına geribildirim yapabildiler. E-posta listelerinde ürünü bekleyenlerin sayısı sadece bir gün içerisinde 5 binden 75 bine çıktı.

3 – Concierge MVP: Food on the Table Örneği

Öncelikle, kelimenin Vikipedi’deki tanımına bakmakta fayda var:

Concierge: (okunuşu: konsiyerj) Fransızca kökenli bir kelime olup, aynı zamanda büyük otellerde müşterinin otel dışındaki iş ayarlamalarını yapan birimin adıdır.

Concierge MVP ile bir ürünü sağlamaktan ziyade basit manuel bir hizmet ile başlarsınız. Fakat bu hizmet, ürününüzdeki adımları birebir içermeli ve ürününüz ile uyumlu olmalıdır.

Wizard of Oz yöntemine çok benzerdir. Kullanıcıya özel ilgi göstererek yapılır. Karmaşık bir teknolojik ürünün yerine insanları koyarak yaparsınız. Concierge MVP’nin temelinde ürünün otonom kısımlarının yerine insanları koyarak, ürünü basitleştirmek vardır.

Concierge MVP diğer MVP türleri gibi büyük bir zaman tasarrufu sağlarken, ürününüzü kullanan kişilerle direkt olarak etkileşime geçmenizi sağlar.

Eric Ries, Yalın Startup kitabında Food on the Table örneğini verir. Food on the Table, ne tür yiyecekler yemeyi sevdiğinizi anlayan ve bundan hareketle farklı mağazaların yer aldığı bir alışveriş listesi hazırlayarak maksimum tasarruf yapmanızı sağlayan bir servistir. Kısaca yemek giderlerinizde tasarruf etmenizi sağladığını söyleyebilirim.

Food on the Table’ın Concierge MVP’sinde, kurucusu, ürünün ilk kullanıcıları için, kuponları araştırıp, alışveriş listeleri hazırlıyordu.

4 – Landing Page: Buffer Örneği

Landing page: Ziyaretçilerin, bir reklamdaki ya da bir e-postadaki bağlantıdan geldikleri tanıtım sayfasıdır.

Landing page’in temel görevi, ziyaretçiye teklifi anlatması, olabilecek itirazlara cevaplar sunması ve ziyaretçiyi aksiyon almaya çağırmasıdır.

Bir landing page’i yaptığınız araştırmalar, anketler ve ürün geliştirme sürecinize dayaranak yaparsınız. Bir pazarlama aracı olan landing page ayrıca bir MVP türüdür.

Landing page’inizi oluşturduktan sonra Google Adwords reklamı verebilir ya da ilgisini çekeceğiniz Facebook grupları vb. yerlerde paylaşabilirsiniz. İlgisi olan kullanıcıları sayfaya çektikten sonra e-postalarına bırakabilecekleri bir alan, etkileşime geçebilecekleri bir sohbet alanı ve de basit bir anket kısmı koyabilirsiniz. Böylece kullanıcılar fikrinize karşı geribildirimde bulunabilir.

Landing page’in başarılı bir şekilde kullanan Buffer örneğine bakalım. Buffer, sosyal medya gönderilerinizi, olabilecek en iyi zamanlarda paylaşmak üzere ayarlamanızı sağlayan bir servistir.

Buffer’ı yapmadan önce kurucusu, bu ürünü kullanmak isteyecek insanların olup olmadığını görmek istemiş. Bundan hareketle, basit bir landing page hazırlayarak Buffer’ın ne yaptığını anlatmış, ayrıca insanların ilgisini çekerse tıklayabilecekleri fiyatlandırma başlıklı bir buton eklemiş. Bu butona tıkladıkları zaman ise “Merhaba, bizi hazır olmadan yakaladınız! E-posta adresinizi bırakıp, hazır olduğumuzda sizi haberdar etmemizi sağlayabilirsiniz” yazısı karşılamış.

Buffer’ın Landing Page’i

Bu sayfa hazırlandığında Buffer’ın geliştirilmesine daha başlanmamıştı. Kurucusunun attığı tweet üzerine sayfaya gelenlerin e-posta adreslerini bırakmaları ile ürüne talep olduğu anlaşıldı.

Bundan sonraki aşamada, kullanıcıların böyle bir uygulama için para ödeyip, ödemeyeceklerini anlamak vardı. Landing page’e yapılan bir güncelleme ile ücretsiz ve ücretli olmak üzere çeşitli aylık planlar eklendi. Ücretli planlara yeterli sayıda kişinin tıklaması ile insanların bu uygulamaya para vereceğini anlaşıldı.

Fikir başarıyla test edildi. Bu testlerin ardından insanların kullanabilecekleri basit, minimum özelliğe sahip bir uygulama geliştirildi ve kısa sürede gelir elde ettiği 500 kullanıcıya sahip oldu.

Bu MVP türlerinden bir tanesini seçerek kısa sürede fikrinizi test edebilir, insanlardan hızlıca geribildirim alabilir ve insanların gerçekten kullanmak isteyeceği bir ürün geliştirebilirsiniz. Bir MVP gerçekleştirmek, hem zamandan hem de paradan tasarruf etmenizi sağlayacaktır.

_____________

Bu yazıyı yazarken

gibi yerlerden yararlandım.

Yazıda bir hata görmeniz durumunda lütfen yorum kısmından bildiriniz. Okuduğunuz için teşekkürler. 🙂

Minimum Viable Product (MVP) Nedir?

Minimum Viable Product ürününüzün sadece temel özelliklerini barındıran ve en kısa sürede müşteriden geribildirim almak adına yapılan üründür.

MVP kavramı Yalın Startup (Lean Startup) anlayışı çerçevesinde ortaya çıkmış bir terimdir. The Lean Startup (Yeni Yalın Girişim) kitabının yazarı Eris Ries MVP’yi şöyle tanımlamaktadır:

“Bir öğrenme aracı” ~ Eric Ries

Bir MVP, sadece eşsiz değer teklifinizi (Unique Value Proposition [UVP]) karşılayabilecek özelliklere sahip olmalıdır.  Daha fazla özellik koymaya ya da MVP’yi mükemmel hale getirmeye çalışmak, MVP’yi temel amacından saptırır.

Minimum Viable Product nasıl olmalıdır
Minimum Viable Product Nasıl Olmalıdır?

MVP Yapmak Size Ne Sağlar?

Bir MVP yani Minimum Viable Product yapmak sizi zaman ve para kaybından kurtarır. Daha erken aşamada müşteriden aldığınız bildirimler doğrultusunda ürününüze yön verebilir ve canlı olarak ürününüz test edebilirsiniz.

Bir ürünü mükemmel yapmaya 5 yıl harcayıp sonrasında aslında o ürünün kullanıcıların istemediği bir ürün olduğunun farkına varabilirsiniz.

Ya da diğer bir yaklaşımla ürünün erken aşamadaki halini kullanıcının karşısına “Bakın böyle bir şey yaptık.” diyerek atıp, kullanıcıları bu aşamada dinleyip, kullanıcıların istedikleri ürünü yapabilirsiniz. MVP bu ikinci yaklaşımı hayata geçirmenizi sağlar.

MVP bir öğrenme sürecidir. MVP minimum efor ile kullanıcılarınızdan maksimum bilgiyi almanızı sağlar. Ürününüzde neyin doğru neyin yanlış gittiğini kullanıcıların ne talepleri olduğu kısa sürede, ürünü onlara deneterek öğrenebilirsiniz. Oldukça kısıtlı kaynaklarla icra edilen startuplarda vakit ve paradan tasarruf sağlamak en can alıcı noktalardan biridir.

Minimum Viable Product Nasıl Olmalıdır?

Minimum Viable Product Nedir?
Minimum Viable Product Nasıl Olmalıdır? – MVP’nin nasıl olması gerektiğini özetleyen güzel bir görsel.

Yukarıdaki görsel MVP’nin nasıl olması gerektiğine ilişkin güzel bir fikir veriyor. MVP ürünün bir parçasını değil, ürünün son halindeki amacı, değeri vermeye çalışmalıdır.

İlk aşamadaki gibi bir araba yapmak için bir teker yaparak yola çıkmak yanlıştır. Onun yerine aynı değeri kullancıya sunabilen, bir yerden bir yere gitme ihtiyacını giderebilen bir ürünü MVP olarak sunmak çok daha doğrudur.

“Eğer ürününüz ilk halinden utanmıyorsanız, çok geç yayınlamışsınızdır.” – Reid Hoffman (Linkedin)

Minimum Viable Product (MVP) Neyi Sunmalı

  • Ürünün hipotezlerini minimum kaynak ile test etmeli
  • Öğrenme sürecini hızlandırmalı
  • Boşa harcanan mühendislik zamanını kısaltmalı
  • Ürünü erken adapte edecek kullanıcılara kısa sürede ulaştırmalı
  • Diğer ürünler için temel olmalı
  • Gereksinim duyulan ürünü oluşturmak için üreticinin sahip olması gereken özellikleri saptamalı

Sık Yapılan Minimum MVP Hataları

  • “Müşteriler ancak tüm fonksiyonlara sahip ürünü kullanırlarsa beğenir.”
  • “Müşteri ne istediğini bilmiyor.”
  • “Test etmek zaman kaybı, müşteriyi ürünün bu haliyle etkileyemem.”

“1. İnsanların istediğini yap
2. Hızlı yayınla ve yinele.” – Paul Graham

MVP örnekleri hakkında bilgi almak için bu yazıya göz atabilirsiniz: MVP – Minimum Viable Product Örnekleri ve Türleri

_____________

Bu yazıyı yazarken

yararlandım.

Yazıda bir hata görmeniz durumunda lütfen yorum kısmından bildiriniz. Okuduğunuz için teşekkürler. 🙂